22 Nisan 2012 Pazar

home is home

önümde bir karanlık yol, benimle yürür müsün? zemini meçhul bir yol, yanımda yürür müsün? yabancı dil bi yere kadar, ah türkçe... hiç bir kimse anlamaz beni senin gibi, hiç bir kimse tanımaz beni senin kadar. dumandan geldi, senin gibi.

11 Nisan 2012 Çarşamba

lets have a try...

well, nothing has changed but the language... maybe the reason is just to practice english or any other ridicilous way of my feelings' expression, whatever...

it's been almost a month here and i can say that i dont feel strange or homesick, which i find strange indeed.

i am still looking for my passions in some clubs, pubs or in homeless youth hostel, or sometimes in my housemates' eyes. I cant say i have a clue for now.

good news is that i know few people here to speak about my confuse mind or listen theirs. And also thanks to internet technology that makes possible to read, listen or watch anything from all over the world.

well, as usual, there is no new thing, i guess, it is just going on, and i am just watching life with some bad feelings caused from not to be in action. That is mostly because i have no idea what to say at the end of the day.

words... meaningless if it is just to talk.

17 Mart 2012 Cumartesi

İnceden Newcastle

Geleli iki gün oldu, şimdilik herşey yolunda. Üç ev arkadaşım var. Kendileri programa polonya, fransa ve ispanyadan katılıyorlar. Evimiz tam hayalimdeki gibi, kırmızı tuğlalı üç katlı sıra sıra ingiliz evlerinden. Ben uçak kaçırmadığım için ispanyol pauladan önce gelip boştaki büyük odayı kapmış bulundum.

Dün önce kuruma uğrayıp haftalık harçlığımızı aldık, sonra mutfak alışverişi ve nihayet şehir merkezi gezmesine çıktık. Akşamı evde geçirdik, biraz muhabbet bir film vs.

Bugün erkenden uyanınca yakındaki parka gittim koşu takımlarımla ehe. Biraz yürüyüş biraz koşu, neyse döndüm geldim. Öğleden sonra bu defa evdekilerle basketbol oynamaya gittik aynı parka. Neyse park güzel..

Bu akşam ilk dışarı çıkmamız var. Bizden önceki gönüllülerin dediğine göre epey çılgınmış buranın gençleri, görücez. Bi de bugün irlandalılar için epey önemli olan st patrick day imiş, hareketli olacak bu gece..

Gündüz boş kalınca azıcık hasret yaptım açtım bir iki video izledim, şarkı dinledim. Sözlerime bir karadeniz türküsüyle son verirken, herkeslere iyi şeyler diliyorum işte..

Mektum yazarım mektup
Üzerini pullama
Ben yazarken ağladım
Sen okurken ağlama

22 Şubat 2012 Çarşamba

üzgün

müyüm neyim...bikaç damla gözyaşı bıraktım beşiktaş çarşıya bu gece eve dönerken. sebebini bilemeyince daha bi fena oluyorum. ne üzdüki beni acaba bu kadar.

sorumsuz ve anlamsız bir kendine güven içinde miyim. yoksa samimi mi kafa karışıklığım.
insanın tutkusuz kalması diye bişey var mı gerçekten.
doğrular ve gerçekler arasında bi ben miyim bu kadar bunalan.
beklentilerim mi çok yüksekti hayattan ve ne beklemeliyim. utanmasam depresyondayım diyesim var.

19 Ocak 2012 Perşembe

Happy birthday Murat

Uzun uzun yazıcam elimden geldiğince
Biraz daha zaman var varlığımı çözmeye.

29 Ekim 2011 Cumartesi

Nihayet

Ve zamanı geldi. Belirsizlikler ve parasızlıklar panik eşik değerine nihayet yaklaştı. Mevsimin getirdiği kasvet ve dünyadaki tatsızlıklarla birlikte bakalım ne kadar daha yükselecek. Temelde önceki yıllara göre bir farkı yok gibi geliyor. Tek fark artan sosyal baskı-kişisel inanç-(sızlık) döngüsü.

Tercihlerim konusunda hep zorluk yaşadığımı hatırlıyorum. Ama her defasında ilerde bir zamanlarda herşeyin yoluna gireceğine dair bir inancım vardı. Bir süredir yok. Sanırım o ilerdeki zamanlara yaklaştığımı düşünüyorum.

Bi kaderin cilvesi bişey olsa bari.

12 Temmuz 2011 Salı

Bodrum

Assosta baslayan tatilin son aksamina geldim. Yarin donecek bi isim olmasa da tatilden donuyorum. Issizlik maasi da bitti nihayet. Tam anlamiyla issiz gucsuz parasiz pulsuz bi doneme giriyorum.

Bu yaz once seneri pesisira halili everdik. Boylece tarihimdeki butun ev arkadaslarim bir yuva sahibi oldu. Darisi basimiza diyelim, mutluluklari daim olsun. Assos az cok ayni, denizi havasi dogasi. Sadece tayfa baskaydi, yine guzel insanlar ama bi deplasman hissinden kurtulamadim. Bambami andik gulceyle ara ara, hey gidi gunler diyoruz.
Bodruma gelmeden izmirde bikac saatligine ara verdim. Cantayi emanete verdigim gibi alsancak otobusune atladim, bu defa dogru cami duraginda indim. Bi sure sevincin onunde bekler gibi yaptim kibris sehitlerindeki ara sokaklara bakindim bos bos. Oturdum kumrumu yedim tek basima.

Bodruma geldigimde daha yeni sabah olmustu. Pastanede pohcalarin cikmasini beklerken babamin hediyesi super telefonum vasitasiyla kalacak yerimi buldum. Hostelde korelisinden finlisine fransizindan amerikalisina insanlarla hosbes ettik "doorm" arkadasligi yaptik. Gunduzleri bilumum koylardaki halk plajlari aksam yemekleri icin garaj lokantasi gece oturmalari icin belediye cah bahcesi. Arada is icin iki gorusme, bi tanesi 6D sinema salonu onunde cazgirlik pozisyonu icin. Beni fazla ciddi bulmus olabilirler.

En azindan bu sicak ve agir gunlerin bi kisminda suyun kaldirma kuvvetinden yararlandim diyelim. Derdimi egenin diplerine birakmaya calistim.

Hedef 2012 almanya. Onumuzdeki sene bu zamanlar ne yapacagimi merak etmeye bi sure daha devam edecegim anlasilan.
Oyle işte.